Kullanıcının Bağ Kurduğu Ürünler Nasıl Tasarlanır?

Sırt çantası, serbest bisiklet, acil servis, sinagog, üretici alanı… Hepsi empati odaklı tasarım örnekleri arasında yer alır. Ancak tasarımcılar, müşterilerin ve nihayetinde kullanıcıların kalbini kazanabilmek için farklı stratejiler kullanırlar.

Empati odaklı tasarım örneği arasında yer alan Vespa görseli

Bir üründen yalnızca memnun kalmak ile ürünle gerçekten bir bağ kurmak arasında ciddi bir fark vardır. İşte bu fark empati odaklı tasarımı doğru anlamak ve doğru uygulamakla kapanabilir. Kullanıcıyı merkeze alan bu tasarım yaklaşımı, farklı disiplinlerden beslenmeyi ve önceden düşünülmemiş bağlantılar kurmayı gerektirir. İnovatif çözümler ve yeni ürünler geliştirmek için çeşitli empatik tasarım yöntemleri vardır. Ancak onlarca yöntemin temelindeki ana unsurlar bellidir:

• Konuya kullanıcının gözünden bakmak
• Kullanıcının tanımlayamadığı ihtiyaçları ve arzuları keşfetmek
• Tasarım ve kullanıcı arasında duygusal bağ kurmak

Empatinin tanımını gösteren görsel

Osprey Çanta Nasıl Doğdu?

Mike Pfotenhauer’in bir sorunu vardı. Bir genç olarak doğada yürüyüş yapmaktan çok keyif alıyordu; ama piyasadaki sırt çantalarının verdiği rahatsızlık hissinden de bir o kadar nefret ediyordu. Bu yüzden 16 yaşındayken kendi ihtiyaçları doğrultusunda gerekli parçaları temin etti ve hepsini bir araya getirip dikerek kendine bir sırt çantası üretti. Ünü kulaktan kulağa yayılınca müşterilerine kişiselleştirilmiş dış mekan ekipmanları tasarlamaya başladı. Çantalarında vücudu saran kontürler, günlük kullanıma imkan sağlayan kapaklar ve matarayı sabitleyen manyetik konektörler olmak üzere yenilikçi özellikler ekleyerek piyasada öne çıktı. Böylece, kullanıcı dostu özelliklere sahip çantalar tasarlayan ve üreten bir şirket olan Osprey’i kurmuş oldu. Bu hikaye, tasarımcının ürün hakkında derinlemesine bilgi edindiğinde nasıl yeni olasılıkların açıldığına dair iyi bir örnektir. Bu, empati odaklı tasarımın yalnızca bir yönünü aydınlatır.

Etnografik Araştırmalar

Aynı sonucu elde etmenin bir başka yolu ise etnografik araştırmadan geçer. Etnografik araştırmalar potansiyel veya gerçek kullanıcıların davranışlarını araştırır, böylece empati odaklı tasarım sürecini başlatır. Tasarım şirketleri, gerçek kullanıcıların davranışlarını araştırmak ve incelemek konusunda çok çeşitli çalışmalarda bulunur. Bu çalışmalara bir örnek, IDEO’nun, Kaiser Permanente’deki hasta deneyimini yeniden tasarlamak üzere gerçekleştirdiği bisikleti yokuş aşağı sürme aktivitesi olabilir.

Kullanıcıymış Gibi Yapmak

Kullanıcının rolünü geçici olarak benimsemek, empati odaklı tasarım yaklaşımında yepyeni kapılar açar. Bir hastanenin acil servisindeki hasta ve aile deneyimini incelemek isteyen bir tasarımcı, yaralanma numarası yaptı. Bu deneyimden çıkardığı ilk sonuç, triyaj (hastane içinde önem sıralaması) uygulamalarının, yeniden tasarlanma ihtiyacı oldu. Hali hazırda birçok eğitim hastanesi benzer şekilde hastaları taklit eden insanlar çalıştırmaktadır. Her ne kadar bu uygulamanın amacı süreci iyileştirecek öneriler geliştirmekten öte doktor adaylarını eğitmek olsa da bu tür simülasyonlar doktorların rutin süreçlerini önemli ölçüde değiştirecek anlamlı öneriler sağlayabilir.

Empatiyi tanımlayan görsel

Katolik Mimar ve Sinagog Projesi

Empati odaklı tasarıma yönelik bir başka yol ise bir işe farklı bir gözle bakabilmektir. Mimar/mühendislik firması HGA’nın üst düzey mimarına atanan sinagog projesini ele alalım. Katolik mimar, kendisine tamamen yabancı bir kültürü derinlemesine öğrenmek için elinden gelen her şeyi yaptı. Başlangıç seviyesinde kitaplarla başlayan mimar, zaman geçtikçe ve müşterilerle konuştukça Yahudi kültüründe belirli bir yetkinlik kazandı. Yahudiliğin toprakla olan bağının ne kadar güçlü olduğunu fark ederek, müşterilerin (ve rakiplerin) dikkate almadığı bir ekleme yapmayı önerdi: Dini törenler için kullanılacak küçük bir bahçe. Böylece şirket işi kazandı.

Kavramsal Bağlantıyı Kurmak

Empatik tasarım için bir başka yol ise, kavramsal olarak benzer başka bir fiziksel bir prototipi incelemek, bundan esinlenerek ve geliştirerek ilerlemektir. Tıpkı çizimlerin kullanıcının hayal dünyasını harekete geçirip altta yatan arzularını ortaya çıkardığı gibi, bir metafor veya analoji de bir tasarımcıyı harekete geçirebilir. Bu noktada mimarlık/mühendislik firması SMMA tarafından tasarlanan “üretici alanı” örneğini inceleyebiliriz. Firmanın görevi; kırsal alana uyum sağlayacak, serbest fikir akışını, iş birliğini ve esnek çalışma alanlarını destekleyecek bir “üretici alanı” tasarlamaktı. Direktör, arketipsel bir örnek olarak tütün kurutma ahırını kullanmayı önerdi. Tütün kurutma ahırı her ne kadar alışılagelmişin dışında bir örnek olsa da, farklı hava akışlarını yönlendirebilen, uyarlanabilir iç mekana sahip ve belirli bir amaç için inşa edilmiş bir yapı olarak, ellerindeki işle oldukça benzerliklere sahipti. Herkesi bu örneği takip ederek taklit edilmesi ve farklılaştırılması gereken özellikler üzerine beyin fırtınası yapmaya başladı. Böylece SMMA yenilikçi, empatik ve kullanıcı dostu bir tasarım ortaya çıkardı.

Sırt çantası, serbest bisiklet, acil servis, sinagog, üretici alanı… Hepsi empati odaklı tasarım örnekleri arasında yer alır. Ancak tasarımcılar, müşterilerin ve nihayetinde kullanıcıların kalbini kazanabilmek için farklı stratejiler kullanırlar.

Yarının ürünlerini,
sizin için
tasarlıyoruz!

Haber bültenimize kaydolun

Arman Tasarım’ın dünyasından yeni ve ilham verici içerik için kaydolun.